İç Sesim

İçimdeki ses . Birşeyler söylüyor . Mutluluk melodisi olsa gerek . Uzun cümlelerimin altındaki manaları hep biliyor . Yazmak ile yazmamak arasında olduğum duyguları olgunlaştırıyor . Ve işte şimdi , şu sırada dökülüyor onlar . Akşam güneşinin vuduğu yüzüme bakarken sen , ben çoktan uzaklara gitmiştim . Hayallerimle yaşıyordum Transilvanya’da , Nemrut’ta . Otel odasında yiyorduk aslında balık ekmeğimizi . Mutluluğumuzu paylaşıyorduk . Aslında ben yalnız oturuyordum karşımda bir yansıma gibiydi . Bir ben daha vardı orda . Belki uzun zamandır unuttuklarımı hatırlatan , uzun zamandır söylemek isteyip de dudaklarımda düğümlenen sözleri sarfeder gibiydi . Denizin kokusunu içime çekerken ben aslında Nemrut’un tepesinde izliyordum güneşin batışını . Branda şatoda oturuyordum aynı zaman diliminde . Bir kadeh şarap yudumluyordum .

 

 

İç sesim , görebildiğim kadar güzel , görmek istediğim kadar cesurca oturuyordun yanıbaşımda . Gözlerimin taa içine bakıyordun . Kalbimin derinliklerini keşfetmek istercesine . Öyle çocukca , öyle heyecanlı , öyle birşeyler söylemek isteyip de söylemeyen halinle . Kelimeler dilinin ucuna gelip gelip gidiyordu . Girdapların oluyordu . Fırtınalar kopuyordu herkesten gizlediğin .  Kıyına yanaşan gemiler vardı , belki bir çoğunu yaktığın. Çocuksu gülüşün içimdeki çocuğun gülüşüydü . İç sesimdin .

 

İçimdeki çığlığım oluyordun çoğu zaman . Sen duymuyordun başka dillerde bağırıyordum  zaman aşırı .  Karış karış toprakları arşınlıyordu gözlerim . Bir Nemrut’un tepesinde bir Bran Şatosunda . Binlerce dil biliyordun , insanlık tarihinin konuşabildiğince . Herkese ayrı ayrı anlatmak istercesine . Aynı zamanda hiçkimseler bilmesin diye saklayıp sarmaladığın cümlelerin vardı . Zaman boyutsuzlaşmıştı . Mekan , sevgi herşey boyutsuzlaşmıştı . Ne akrep ne de yelkovan istiyordu hareket etmeyi , ne de atan kalplerimiz .  Muhtaçtık biraz olsun dinlemeye . İç sesim bir deniz kıyısında dinledim seni . Gözlerime bakıyordun içimden çıkıp.  Kalbim ellerindeydi .

Paylaşmak , sebepler aramak vardı kaderde . Çözümlere uzanan yollar  vardı beraberce . Sanki ben yüzyıllardır yaşıyordum da , sen de yüzyıllardır içimden bana sesleniyordun .  Hiç gitmediğim Nemrut’u bana getirmiştin . Gün batımı güler olur oralarda .  Yemekleri ağırdır diye eklemiştik .

 

İç sesim . İçimdeki ses . İçimdeki çığlık …  Büyüyor büyüyor ve Sen iç sesimin ete kemiğe bürünüp  vucuda gelmiş hali oluyorsun yazılarımda .

 

 

Sezer Sürücü

Dahaönce HP , Superonline , GFI gibi firmalarda çeşitli görevlerde hizmet verdim . SOFTEK Haberleşme ve Bilişim Ltd. Şti.'yi kurarak bilişim sektöründe profesyonel çözümler veremeyi amaçlıyorum .

More Posts - Website

Follow Me:
TwitterFacebookLinkedIn